Varsayılan Ayarlardan Kaçın

Böylece dijital esenliğinizi güçlendirin

En son ne zaman “bağlantı dışı” oldunuz ve teknolojiye bir gün, hatta bir saat boyunca dokunmadınız?

Eğer sürekli çevrimiçiyseniz, yalnız değilsiniz. Ortalama bir insan her gün 2600 kereden fazla telefon ekranına dokunuyor, tıklıyor ya da ekran kaydırıyor (kaynak). Bir şeyi bu kadar sık yapıyorsanız, buna değdiğini hissetmek istersiniz. Cihazınızda geçirdiğiniz zamanın kaliteli zaman olduğundan nasıl emin olursunuz?

Teknolojik araçlarınıza duyduğunuz bu dayanılmaz çekimin sizin hatanız olmadığını bilerek başlayın! İnanın ya da inanmayın, favori uygulamalarınızda ve favori internet sitelerinizde, sizin alışmanız, ikna olmanız ve daha fazlası için geri dönmeniz amacıyla her bir özellik, renk ve ses optimize edilmiştir.

Aynı zamanda uygulamalar ve internet siteleri sizi gitmeniz gerektiğini düşündükleri yere yönlendirecek şekilde tasarlanmıştır. Butonlarda onaylamalar vurgulanır ve metinler son derece ikna edici şekilde yazılır. Medya bile ilginizi yakalamak için giderek daha sansasyonel başlıklar ve açılarla tasarlanmaktadır.

Çevrimiçi hayatınız ve çevrimdışı hayatınız arasında daha sağlıklı bir denge mi kurmak istiyorsunuz? Veri Detoksunun bu bölümü tam da bununla ilgili.

Burada, gürültüyle nasıl başa çıkacağınızı öğrenecek ve teknolojinizin sizi batağa saplamak yerine size değer kattığından emin olacaksınız. Teknolojik cihazlarınızı ne kadar fazla (ya da az) kullanmanız gerektiğine dair bir “doğru” yok. Nasıl rahat hissediyorsanız öyle başlayın ve oradan devam edin.

Hadi Başlayalım!


1. Anı Yakalayın

Bu öneriyi uygulamak kulağa geldiğinden çok daha zor. Anı yakalamak için her gün alıştırma yapmak gerekiyor. Bu beyninizdeki, gücünüzü artırmak için her gün terbiye etmeniz gereken bir kas gibidir. Kullandığınız teknolojiyle ilişkinizin boyutlarının farkına vararak başlayabilirsiniz.

Telefonunuzda ne kadar zaman harcıyorsunuz?

Eğer yanıttan memnun değilseniz, teknoloji kullanımınızı kontrol altına almanızı sağlayacak ayarlar ve stratejiler mevcut.

Eğer hedefiniz Facebook, Instagram ya da Snapchat uygulamalarında daha az zaman geçirmekse, bu uygulamaların ayarlarını ve izinlerini sizin için daha iyi işleyecek şekilde değiştirin. Instagram gibi bazı uygulamaların günlük zaman limitinize ulaştığınızda sizi nazikçe uyarmak gibi bir seçenekleri var.

Instagram

  • Profil →
  • logo menü →
  • Ayarlar
  • Hesap
  • Hareketlerin
  • Günlük Hatırlatma Ayarla

Eğer telefonunuz, gerçek hayattaki sohbetlerinizi çağrılar, titreşimler ve ekran ışığının yanmasıyla bölüyorsa telefonunuzu geçici olarak sessize alabilir, yüzüstü koyabilir, hatta gözden uzak olması için cebinizde ya da çantanızda bile tutabilirsiniz.

Ayrıca telefon kullanımınızı ölçen uygulamalar da bulunmaktadır. Android ve iPhone, alışkanlıklarınızı ölçen şu yöntemlere sahip: Google’ın Dijital Sağlığı ve iOS güncelleme. Bu hizmetler size, telefonunuzu ne kadar sıklıkla kontrol ettiğinizi söylüyor ve bu süreyi kontrol altına almanız için ayarlar sunuyor.

Daha fazla ipucu için, Anda Kalın (Telefonunuzla Bile...) başlığına bir göz atın.


2. Tasarım Hilelerini Yakalayın

“Karanlık örüntü” olarak da bilinen ikna edici tasarımlar, bir şeylere kaydolmanız, bir şeyleri satın almanız ya da düşündüğünüzden veya niyetlendiğinizden çok daha fazla kişisel bilginizi paylaşmanız üzere sizi cezbetmek için kurgulanmış, insan psikolojisine dayanan tasarımlardır.

Sık rastlanan tasarım hileleri olarak belirli renklerin kullanımı, butonların belirli konumlara yerleştirilmesi, net olmayan metinler ya da eksik bilgiler sayılabilir. Bazen bu numaralar oldukça barizdir, ancak bazen de tespit etmek güç olabilir. Bir sayfaya üye olurken veya internette alışveriş yaparken bunların bir kısmını keşfetmiş olabilirsiniz.

Bu tasarım hilelerini her yerde görmenizin nedeni ise işe yaramalarıdır. Bizleri tıklamaya, kaydolmaya, daha sık satın almaya ve sürekli geri dönmeye ikna ederler. Kullandığınız web sayfalarına yerleştirilmiş bu üstü kapalı dürtülerin ve manipülasyonların ne kadar farkında olursanız, o kadar bilinçli ve bilgili hale gelirsiniz.

Uygulamalarınızı zekânızla alt etmek için yapabileceğiniz birkaç şey bulunuyor.

Dürtüldüğünüzün farkında olun: Yapabileceğiniz ilk şey, temelde bu tekniklerin kullanımının farkında olmak. Farklı türleri hakkında bilgi almak için şuna göz atabilirsiniz ve güncel ikna edici tasarımlardan haberdar olmak için Twitter sayfası ya da hashtag takip edebilirsiniz.

Ekran görüntüsü alın ve paylaşın İnternette ikna edici tasarımlarla her karşılaştığınızda ekran görüntüsünü alın ve arkadaşlarınızla paylaşın (görsellerde kişisel olarak tanınmanızı sağlayacak tüm ayrıntıları gizlemeyi unutmayın: Gizlilik önce gelir!). Aynı zamanda şirketlere bu uygulamalarını değiştirmeleri yönünde talepte bulunabilirsiniz.

Sakin olun: Bir satın alma sayfasında zaman sayacı varsa kendinize şunu sorun: “Bu hakikaten bu kadar acil mi?” Kendinizi gerçekte istemediğiniz halde bir butona tıklarken bulursanız, bu hizmet tarafından kullanılan butonların üzerindeki kelimeleri veya renkleri düşünün. Eğer kafanız karışmış hissediyorsanız, hemen kendinizin hatalı olduğunu düşünmeyin; internet sitesi veya uygulama tarafından kullanılan kelimeleri hesaba katın, zira bu kelimeler açık olmayabilirler.

Karanlık örüntü örnekleri görmek ve onları nasıl ayırt edebileceğinizi öğrenmek üzere daha çok bilgi almak için, Beni İnternet Zorladı: Kafa Karıştıran Tasarımlar Arasında Netliği Bulmak makalesini bir göz atın.


3. Medya Konusunda Bilinçli Kalın

Bir internet sayfasında kaydırma ve tıklama yapmayı sürdürmenizi sağlayan özellikleri ve tasarımları alt etmeyi öğrenebileceğiniz gibi, aynı şekilde sizi yanlış yönlendirmeyi amaçlayan haber öğeleri ve paylaşımları tespit etmekte de kendinizi geliştirebilirsiniz.

Şu ana kadar muhtemelen “yanlış bilgi” ve “sahte haber” sorunlarını duymuşsunuzdur. Eğer okuduğunuz her haberle ilgili, özellikle de şaşırtıcı, acayip ve gerçek olmak için fazla iyi görünen haberlerle ilgili eleştirel sorular sormayı alışkanlık haline getirebilirseniz, yanlış bilgi olgusunu daha iyi anlayabilirsiniz.

Sonuçta hangi haberin gerçek ya da sahte olduğunu öğrenmek isteyeceksiniz; özellikle de aile ve arkadaşlarınızla paylaşmayı planlıyorsanız…

  • Bu haber hangi internet sitesinde yayınlanmış?
  • Kim tarafından (ve ne zaman) yazılmış?
  • Başlıktan öte, tüm haber neyden bahsediyor?
  • Verilen kaynaklar neler?

Eğer yanlış bilgi olduğu kanısına varırsanız ve yayılımını durdurmayı arzu ederseniz, çoğu platformun paylaşımları şikâyet edebileceğiniz bir alanı bulunuyor. Aynı zamanda bu yazıyı yayınlayan hesabı takip etmeye devam edip etmeyeceğinize de karar verebilirsiniz.

Sahte haberleri tespit etmek üzere daha çok bilgi edinmek istiyorsanız, Işığı Açın: İnternette Gerçeği Bulmak başlığına göz atın.


4. Sesinizi Duyurun

Sıklıkla girdiğiniz internet sitelerindeki ve kullandığınız uygulamalardaki yanlış bilgiler veya bağımlılık yaratıcı ya da ikna edici tasarımlarla konusundan hoşnut değilseniz, şirketlere e-postalar yollayarak ve tweet atarak itirazlarınızı öğrenmelerini sağlayabilirsiniz. Eğer şirketler en değerli varlıkları, yani kullanıcıları tarafından eyleme zorlanırlarsa değişme ihtimallere vardır.

Eğer geri bildiriminizin dikkate alınmadığını düşünüyorsanız, yapabileceğiniz hakikaten güçlü bir şey var: Farklı bir internet sitesi ya da uygulama kullanın. Bir internet sitesi ya da uygulamanın yaptığı bir şeyle ilgili mutsuzluğunuzu ifade ettiyseniz ve sonrasında kullanmayı bıraktıysanız ya da cihazınızdan kaldırdıysanız, yeterli sayıda insan aynısını yaptığında fark edeceklerdir.

Dijital tasarım hilelerini tespit için daha fazla ipucu arıyorsanız, Beni İnternet Zorladı: Kafa Karıştırıcı Tasarımlar Arasında Netliği Yakalama yazısına göz atın.


5. Bilgiyi Yayın

Diğerleriyle Paylaşın! Bu unutulması kolay bir ipucu ama çok büyük etkisi olabilir. Fark ettiğiniz şeyleri arkadaşlarınız, aileniz ve çalışma arkadaşlarınıza aktarın ve hatta onları sizinle bu detoksa katılmaya davet edin!

Herkes telefon alışkanlıklarını düzenlemekte güçlük çeker. Önemli olan size doğru gelen ve yaşam stilinize uyan bir yolu bulmanız. İhtiyaçlarınız zaman içinde değişeceği için size tam uyan yolu bulana kadar farklı deneyler yapın, bulduktan sonraysa alışkanlıklarınızı buna göre güncelleyin. Her duruma ya da herkese uyan bir çözüm yok.

Ve son olarak, teknoloji tercihleriniz hakkında etrafınızdakilerle konuşun. Diyelim ki her akşam saat 8 sonrası mesajlaşma uygulamanızdan erişilemeyeceksiniz, çünkü bu zaman dilimi ekransız rutininizin başladığı zaman olacak: Bunu arkadaş ve ailenize söyleyin ki mesaj yazmak yerine sizi arasınlar.

Diyalog yolunu açık bırakın, sorular sorun ve böylece size uyan, dengeli bir çevrimiçi hayatınız olabilsin.

Eğer bu adımlar işinize yaradıysa ve daha dengede hissediyorsanız, neden Akıllı Telefonlar Akıllı Alışkanlıkları Gerektirir başlığını denemiyorsunuz?